Proje Hakkında

Bu projeyi neden yaptım?

Öncelikle bu projeyi neden yaptığımı açıklamak istiyorum. Yaklaşık beş senedir düzenli olarak terapi alıyorum ve bu, hayatımda aldığım en doğru kararlardan biri oldu. Gerçekten de herkesin terapi alarak düşüncelerini ve duygularını gözlemleme becerisini geliştirmesi ve böylece kendini daha iyi tanıması gerekiyor. Terapi seanslarının da bu konuda çok büyük yardımı olduğunu düşünüyorum. Burada bir soru devreye giriyor: Yapay zeka, insan gibi terapi seansı verebilir mi? Bu soru üzerine tabii ki yazılabilecek çok şey var; ama kendi tecrübemden fark ettiğim kadarıyla terapi, aslında üstlenilmesi gereken bir sorumluluk. Demek istediğim şu: Terapi sürecinde ilerleyip ilerlememek tamamen hastanın kendi kontrolünde. Terapist aslında sadece sana doğru soruyu sormaya çalışıyor; kendin hakkındaki gerçekleri keşfetmen için sana yolları gösteriyor fakat o yolları yürüyüp yürümemek tamamen senin elinde. Adieu Lacan filmindeki bir sahne de terapistin görevini çok güzel özetliyor: "Sen söylediklerimle ilgilenmiyorsun, söylemediklerim senin ilgini çekiyor." Yapay zekanın da bu konuda terapisti çok iyi taklit ettiğini ve başarılı analizler yaptığını fark ettim. O da senin söylemediklerini merak edip bunların üzerine sorular soruyor. Doğru prompt ve yönlendirmeyle insana gerçekten doğru soruyu yöneltebiliyor. O soruya cevap verip vermemek ya da o soru üzerine düşünüp düşünmemek ise tamamen senin elinde. Yani yapay zeka da terapist de kendini sorgulamak istemeyen bir insana yardımcı olamaz.

Ben nasıl kullanıyorum?

Öncelikle, yapay zekayla konuşmaya başladıktan sonra da iki haftada bir psikoloğa gitmeye devam ettiğimi belirtmek istiyorum. Yapay zekanın daha uzun bir süre bir insanın yerini tutamayacağına inanıyorum. Yine de her akşam mutlaka 20-30 dakikalık bir seans yapıyorum. Şu anda GPT-5.6 Sol modelini kullanıyorum; Claude'a göre fiyat açısından daha uygun ve verdiği cevaplar ile sorduğu sorular beni tatmin ediyor. Genelde seanslarımdan sonra Günlük kısmına giriyorum: Seansta üzerine düşünmek istediğim konular varsa bunları günlüğüme yazarak düşünüyorum; yoksa sadece kafamdaki düşünceleri ve gün boyunca yaşadıklarımı yazıyorum. Bazı seanslardan sonra ise İçgörüler kısmına girip kendim hakkında fark ettiklerimi yazıyorum ya da daha önce yazdıklarımı gözden geçiriyorum. Kısacası her gün ortalama 20-30 dakikamı kendimi anlamaya ve gözlemlemeye ayırıyorum.

Son olarak

İşimizi, başkalarını ve ülkemizi anlamak ve çözmek için çok kafa yoruyoruz; hatta birbirimizi "ikna" etmek için kavga ediyoruz. Oysa en önemli şey olan kendimizi anlamak için hiç kafa yormuyoruz. Ben, kendimizi anlamadan ve kendimizle ilgili sorunları çözmeden kimseye yardımımızın dokunacağına inanmıyorum. Umarım bu uygulama, bana olduğu gibi size de yardımcı olur ve kendinizi anlama yolunda size destek sağlar.